ANADOLU
ARKEOLOJİSİ
anasayfa | kitap |
belgesel
|
sipariş

Aşağıda kitabın bir kısmını bulabilirsiniz.
ARKEOLOJİ İÇİN YER ALTI ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ
Gömülü maddelerin ve arkeolojik alanların tespiti için
yöntemler ve ekonomik cihazlar
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ…..4
BÖLÜM 1
Arkeoloji nedir?.....8
Jeofizik nedir?.....8
Bu kitabın amacı nedir?.....8
Hangi jeofizik yöntemler arkeolojik
araştırmalar için uygun olabilir?.....9
BÖLÜM 2
Rezistivite yöntemi…..11
Direnç iletkenlik teorisi…..15
Özdirenç…..17
Rezistivite yöntemleri…..19
Wenner yöntemi…..19
Wenner yönteminde derinlik…..23
Hedefin yerinin belirlenmesi…..24
Derinlik tespiti…..28
İkiz elektrot yöntemi…..33
Montaj…..33
Testlerin yapılması…..36
İkiz elektrot yönteminde derinlik…..37
Rezistivite ölçümünde dikkat edilmesi
gereken konular…..43
BÖLÜM 3
Manyetik yöntem ve manyetik dedektörler…..48
Arkeolojik alanların
tespiti…..49
Yeraltında gömülü olan maddelerin
tespiti…..50
Manyetometreler…..55
Testler için gerekli aletler ve
hazırlık…..58
Testlerin yapılışı…..60
Manyetik yöntemde derinlik…..68
Manyetometre ile araştırmanın yapılışı…..69
BÖLÜM 4
Elektromanyetik yöntem
ve elektromanyetik dedektör…..73
Gpr…..74
Elektromanyetik
iletkenlik dedektörü…..76
Elektromanyetik
iletkenlik dedektörü'nün çalışma sistemi…..78
Elektromanyetik
iletkenlik dedektörü ile çalışmaların yapılması…..80
Elektromanyetik
cihazların çalışma prensibi…..83
BÖLÜM 5
Metal dedektör…..86
Derinlik testi…..88
Yeni gömülmüş metalin
tespit edilebilme derinliği…..89
Metal dedektörlerin
ulaşabileceği derinliğin sınırı…..90
Metal dedektörlerin
tespit derinliğine etki eden faktörler…..90
BÖLÜM 6
Cihaz üreticileri…..93
ÖNSÖZ
Arkeoloji
her zaman ilgimi çekmiştir. Geçmişte yaşayan insanların, toplulukların,
medeniyetlerin kalıntılarını incelemek, arkeolojik alanları gezmek, yurtiçi
ve yurtdışındaki ünlü müzelere giderek Anadolu arkeolojisi konusunda
araştırmalar yapmak beni mutlu eder. Yeni arkeolojik alanların keşfedilmesi
ve yüzyıllar sonra kalıntıların ortaya çıkartılması beni etkiler.
Jeoloji ve
jeofizik konularında da öğrenim görmüş olan bir maden mühendisi olarak, 1996
yılından bu yana, yer altı araştırma yöntemleri ve cihazları konularında
çalışıyorum. Arkeolojinin büyüsü ile, yüzeye yakın yer altı araştırmalarında
kullanılabilecek jeofizik cihazlarına yöneldim.
Hem
amatör, hem yarı profesyonel, hem de profesyonel araştırmacılara yönelik
cihazların tasarlanması, uyarlanması, üretilmesi, dağıtılmasıyla
ilgileniyorum.
Karmaşık
olan bazı profesyonel yer altı araştırma cihazları, arkeolojik alanlarda
kullanıcıları yormaktadır. Bu cihazlara, arkeolojik araştırmalar yapan
amatörlerin ve yarı profesyonellerin ulaşabilmesi, ulaşabilse bile doğru
olarak kullanabilmesi zordur. Çünkü bunlar özellikle maden ve yer altı suyu
araştırmalarına uygundur. Fiyatları da oldukça yüksektir.
Paranın,
emeğin, zamanın boşa gitmemesi ve yer altı araştırmalarının hayal
kırıklığına dönüşmemesi için, saha araştırmaları; arkeolojiye uygun olan
güvenilir yöntemlerle ve hedefe uygun cihazlarla yapılmalıdır.
Toprak
altında ne var, ne yok bilgisayar ekranına taşıyacak mucizevi bir cihaz
olmadığı için; yeraltındaki anomaliler, farklı fiziksel kurallar dahilinde
çalışan, kapasitesi sınırlı cihazlar ile tespit edilebilir.
Yer altı
araştırmaları emek ve sabır gerektirir. Toprağın aşılması kolay değildir.
Üreticilerden, “gerçek olamayacak kadar mükemmel” cihazlar beklemek hayal
olur. Çünkü her bir jeofizik yönteminin ve buna uygun cihazın kendine özgü
avantajları ve dezavantajları vardır.
Dünyanın
çeşitli yerlerindeki uzmanların kullandığı yöntemlerin, ülkemizdeki amatör
ve yarı profesyonel kişiler tarafından bilinmesi ve uygulanması gereklidir.
Araştırma
yöntemini iyi öğrenmiş olan, kullandığı cihazın kapasitesini iyi bilen bir
araştırmacının ulaşacağı sonuçlar olumlu olacaktır. İster bireysel
araştırmacı, ister akademisyen, ister arkeolog, ister mühendis, kim olursa
olsun bunu hatırlamalıdır.
Basite
indirgenmiş ama teknik altyapısı sağlam cihazları geliştirebilmek, cazip
fiyatlarla araştırmacılara sunabilmek için; herkesin kullanabileceği,
güvenilir cihazlar üzerine saha araştırmaları ve testler yapıyorum.
Amatör ve
yarı profesyonel araştırmacılardan gelen yoğun istek üzerine bu kılavuz
kitap yazıldı.
Bu
kitabın; arkeolojiye gönül vermiş olan, araştırmalara başlamış veya yeni
başlayacak olan; ister amatör, ister profesyonel herkese yardımcı olacağını
düşünüyorum.
Kitapta;
arkeolojik yer altı araştırmalarında hangi teknikler, hangi ölçüm yöntemleri
ve hangi cihazlar kullanılmalıdır sorularına cevap vermeğe çalıştım.
Burada
anlatılan yöntemlere uygun olan ve uzman araştırmacılar tarafından
kullanılan cihazların hepsi uzaktan algılama yapmaktadır.
Cihazlar,
mantığını da kullanan araştırmacıyı doğruya yönlendirecektir.
Kitabın,
konuya ilgi gösteren herkese yardımcı olmasını diliyorum.
Umarım
birçok kişi, arkeolojik araştırmaları hayalden gerçeğe dönüştürmenin yolunu
bu kitapta bulur.
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Saygılarımla,
T.
Özdemirli
Ocak 2011,
Ankara
BÖLÜM
1
GİRİŞ
Arkeoloji
nedir?
Ortaya
çıkarılan tarihî yapıtları kültürel, sanatsal ve tarihsel yönden inceleyen
bir bilimdir. Arkeoloji sözcüğü, Yunanca arkheeos (eski) ve logos (bilim)
sözcüklerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir ve "eskinin bilimi" anlamına
gelir.
Jeofizik nedir?
Yerfiziği
anlamına gelir.
Fiziğin temel ilkelerinden yararlanılarak yer’in araştırılmasını konu edinen
bilim dalıdır.
Bu kitabın amacı nedir?
Arkeoloji
için uygun olabilecek bazı jeofizik yöntemlerini kullanarak; yeraltında
kalmış olan kültürel, sanatsal, tarihsel ve ekonomik değere sahip maddelerin
nasıl tespit edilebileceğini anlatmak bu kitabın amacıdır.
Yeraltında
kalmış olan şehirlerin, eski yaşam alanlarının, evlerin, gömülü maddelerin,
mezarların, gizli odaların, vb. nasıl tespit edilebileceği örneklerle bu
kitapta açıklanmaktadır.
Kitapta
anlatılan yöntemlerin pratik olmasına, kafa karıştırıcı olmamasına dikkat
edilmiştir. Kullanılan cihazların uygun fiyatlı, kolay kullanımlı olmasına
özen gösterilmiştir.
Bu kitabın
hem amatör araştırmacılara, hem de profesyonel araştırmacılara yönelik
olması hedeflenmiştir.
Hangi jeofizik yöntemler arkeolojik araştırmalar için
uygun olabilir?
Bu kitapta
anlatılan jeofizik yöntemler; rezistivite (elektrik-direnç, özdirenç),
manyetik (mıknatıssal), elektromanyetik (elektromıknatıssal) olarak
sıralanabilir. Arkeolojik araştırmalarda amaç yüzeye yakın (10 metreye
kadar) farklılıkların noktasal tespiti olduğundan, bu yöntemler kısa sürede
en güvenilir sonuçları verecektir.
Madenlerin, yeraltı sularının tespiti gibi çok daha derinlerde (50 metre,
100 metre, 250 metre) yapılacak araştırmalar için kullanılabilecek yöntem
(sismik, gravite, vb.) ve cihazlara (çok elektrotlu rezistivite, IP, SP
cihazları, vb.) bu kitapta yer verilmemiştir.
Kitapta
yer alan örneklerdeki yöntemler basite indirgenmiş, amatör araştırmacıların
da rahatlıkla anlayıp uygulayabileceği şekilde açıklanmıştır. Testlerde
kullanılan cihazlar, özellikle arkeolojik araştırmalar için tasarlanmış ve
amatör araştırmacıların dahi kullanabileceği şekle getirilmiştir. Örnekler;
anlaşılması ve kullanılması kolay yöntemlere ve cihazlara göre yapılmış olsa
da, profesyonel cihazlar ile yapılacak karmaşık çalışmalarda da aynı mantık
geçerlidir.
BÖLÜM 2
REZİSTİVİTE YÖNTEMİ (ELEKTRİK-DİRENÇ)
- Bu
yöntemde toprağa elektrik akımı verilir. Toprağın bu akıma karşı direnci
ölçülür. Ölçüm rezistivite cihazı ile yapılır.
-
Toprağın elektrik iletkenliğine etki eden faktörlerin başında toprağın nemi,
toprak içindeki tuz mineralleri ve metalik mineraller gelir. İletkenlik
mevsimlere göre değişebilir.
-
Toprak altında bulunan bir duvarın nemi az, yapısı sıktır. Bu nedenle
elektrik akımının geçişi zor olacağından, direnç yükselecektir. Eğer
yeraltında içi nemli toprak ile doldurulmuş bir yapı varsa, burada direnç
düşük olacak, akım rahat geçebilecektir. Gömülmüş olan maddelerin,
yeraltındaki farklılıkların tespiti bu yöntem ile yapılabilir.
-
Direnç, iletkenliğin tersidir. Metallerde elektronların hareketi, sıvı
maddelerde iyonların hareketi elektrik akımına sebep olur. Bir maddenin
elektrik iletkenliği yüksekse, direnci düşüktür.

Dört
elektrotlu bir rezistivite cihazının resmini yukarıda görebilirsiniz.
-
Rezistivite yönteminde, rezistivite cihazının dört elektrodu toprağa
saplanır. Bunlardan ikisi akım, ikisi potansiyel elektrotlardır.
C: akım elektrodu
P: potansiyel elektrodu

a) C1, P1, P2, C2 isimli elektrotlar,
rezistivite yönteminin uygun metodlarından birine göre toprağa saplanır.
b) Elektrotlar kablolar ile cihazın dört
terminaline bağlanır.
c) Düğmeye basılarak toprağa elektrik akımı
verilir.
ç) C1 elektrodundan C2 elektroduna
gönderilen elektrik akımına karşı, P1 ve P2 elektrotları arasında potansiyel
farkı olur.
d) Ölçülen sayısal direnç değeri ekranda
görülür.
e) Ölçümler birbirine paralel olacak şekilde
tüm arazide tekrarlanır.
f) Ölçülen direnç değerleri birbirleriyle
kıyaslanır. Ani artış veya azalış olan yerler belirlenir.
SONUCUN YORUMU
a) Sayısal değerdeki ani düşüş yüksek
iletkenliği gösterecektir (büyük metal, su, vb.).
b) Sayısal değerdeki ani yükseliş ise düşük
iletkenliği (veya yalıtkanlığı) gösterecektir (boşluk, tünel, mezar, duvar,
lahit, vb.).

DİRENÇ-İLETKENLİK TEORİSİ
Ohm
Kanunu’na göre;
R=V/I’dır.
Burada R, direnci gösterir, birimi ohm’dur. V, voltajı gösterir, birimi
Volt’tur. I ise akımı gösterir, birimi amper’dir.
Akım
sabit tutulduğunda, voltajdaki değişim takip edilerek direnç bulunabilir.
Ölçüm
cihazının ekranında görünen direnç (R) değeri; C1 elektrodundan, C2
elektroduna gönderilen akıma karşı, P1 ve P2 elektrotları arasındaki
potansiyel (voltaj) farkının, gönderilen akıma bölünmesi ile bulunur.
R
(Rezistans, direnç) = (V[P1]-V[P2])/I

Elektrik akımının toprağa yayılımını yukarıdaki çizimde görebilirsiniz.
ÖZDİRENÇ
1
metreküplük bir maddenin, iki ucu arasında 1 voltluk bir potansiyel farkı
oluştuğundaki dirence verilen isimdir. Özdirencin birimi ohm-metre’dir.
Birimi rho’dur.

Elektrik akımının verildiği toprak tıpkı bir kablo gibi düşünülerek, birim
hacimdeki iletkenlik-direnç ölçülür.
Özdirencin hesaplanmasında şu formül geçerlidir:
p = 2
x 3,14 x a x R
Ölçümlerde birçok cihazın ekranında görülebilecek direnç değeri R’dir. Bu
değerin kullanıldığı yukarıdaki formül ile ölçüm yapılan toprak yapısının
içeriği hakkında bilgi edinilebilir.
p: a
derinliğindeki ölçümde toprağın ohm santimetre veya ohm metre olarak
iletkenliği
pi
sayısı: 3,14
a:
elektrotlar arası mesafe
R:
cihazın ekranından alınan direnç değeri
Bazı
cihazlar özdirenci direkt olarak hesaplar. Bazı cihazlar ise ekranda direnç
değeri verir, özdirenci bu direnç değerlerinden yola çıkarak araştırmacı
hesaplar. Maden ve yer altı suyu araştırmalarında özdirencin hesaplanması
önemli iken, arkeolojik araştırmalarda, özdirenç hesaplanmasına gerek
kalmadan, cihazdan alınan direnç değerleri birbiriyle kıyaslanarak sonuca
varılabilir.
REZİSTİVİTE YÖNTEMLERİ
Rezistivite (özdirenç) metodları arasında Wenner, Schlumberger, Dipole dipol,
pol dipol, ikiz elektrot, vb. sıralanabilir. Bu metodlarda elektrotların
yerleri ve aralarındaki mesafeler değişir.
Arkeolojik araştırmalar için uygun olabilecek metodlar, Wenner ve İkiz
Elektrot olarak sıralanabilir.
Wenner metodu diğerlerine göre daha derin araştırmalar için uygun olabilir.
İkiz elektrot metodunun ise uygulanması diğerlerine göre çok daha
süratlidir.
a) WENNER YÖNTEMİ
Bu yöntemde elektrotlar arası mesafe
birbirine eşit olmalıdır. Elektrot dizilimi sırasıyla C1, P1, P2, C2
şeklinde olmalıdır.

a) Dört adet metal elektrot; C1, P1, P2, C2
sırasına uygun olarak eşit aralık ve eşit derinlikte toprağa saplanıp,
kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır.
b)
Düğmeye basılır. Ekranda beliren sayısal değer o noktanın ölçüm değeridir.
Bu sayı not edilir.
c) Kullanıcı hangi derinliği taramak
isterse, iki elektrot arası mesafeyi ona göre ayarlar.
ç) İki elektrot arası mesafe yaklaşık tarama
derinliğine eşittir. Elektrotların
toprağa saplanma derinliği, iki elektrot arası mesafenin 1/20’sinden fazla
olmamalıdır.
Örneğin 2 metre derini taramak isteyen bir kişi, iki elektrot arası „a“
mesafesini 2 metre yapmalıdır. Yani C1 ve P1 arası 2 metre, P1 ve P2 arası 2
metre, P2 ve C2 arası 2 metre olmalıdır. C1 elektrodu ile C2 elektrodu arası
mesafe ise toplam 6 metre olacaktır.
Örneğin 3 metre derini taramak isteyen bir kişi, iki elektrot arası „a“
mesafesini 3 metre yapmalıdır. Yani C1 ve P1 arası 3 metre, P1 ve P2 arası 3
metre, P2 ve C2 arası 3 metre olmalıdır. C1 elektrodu ile C2 elektrodu arası
mesafe ise toplam 9 metre olacaktır.
d)
Elektrotların sırasına dikkat edilmelidir.
Elektrot saplama sırası değişirse hatalı
sonuç alınır, dikkat edilmelidir. Kablolar üst üste binmemelidir.
e)
Metal elektrotlar; cihazın kablo ve elektrot bağlantıları koparılmadan
yerlerinden çıkarılarak, ilk ölçümün yapıldığı yerden biraz ileriye
kaydırılır. İkinci ölçümün yapılacağı yer, birinci ölçümün yapıldığı yere
paralel olacak şekilde elektrotlar toprağa saplanır. „a“ elektrot mesafesi
ilk ölçümdeki gibi birbirine eşit olmalıdır.
f)
Tüm arazi aşağıda bulunan çizimdeki dizilime göre birbirine paralel ölçümler
ile taranır.
g) Ani direnç artışı-düşüşü cihazın
ekranından takip edilir.

WENNER YÖNTEMİNDE DERİNLİK
Wenner
Yöntemi'nde derinlik, iki elektrot arası "a" mesafesine eşittir. Kullanıcı
elektrotlar arası "a" mesafesini artırırsa, tespit derinliği de artar.
Yani
örneğin iki elektrot arası mesafe 3 metre ise, maksimum derinlik 3 metredir.
Eğer
örneğin iki elektrot arası mesafe 5 metre ise, maksimum derinlik 5 metredir.
HEDEFİN YERİNİN BELİRLENMESİ
Konuyu bir örnek ile açıklayalım:
Bu örnekte kullanılan rezistivite cihazı
toprağın direncini ölçmektedir. Özdirenç ölçümü yapılmadan, sadece ekranda
beliren direnç değerleri birbirleriyle kıyaslanarak araştırma yapılmaktadır.
Aşağıdaki yatay ve dikey ölçümler yapılmaktadır. İki elektrot arası mesafe 3
metre olarak ayarlandığından teorik maksimum tespit derinliği 3 metredir.
Her iki test arası kaydırma mesafesi bu örnekte 2 metre olarak
belirlenmiştir. Test 1, 2, 4, 5’te alınan ölçüm değerleri birbirine çok
yakın sayılardır. Fakat Test 3 değeri 19,5 olarak alınmıştır. Bu sayısal
değer ani bir artışı göstermektedir.

Yukarıdaki örnekte birinci aşamada beş tane test yapılmıştır.
Bu testlerin sonucuna göre 3. testin yapıldığı bölgede bir farklılık olduğu
görülmektedir. Farklılığın C1 ve C2 elektrotları arasında tam olarak nerede
olduğunu tespit edebilmek için, Test 3’ün yapıldığı yerde Test 3’e dik
ölçümlerin yapılması gerekmektedir.
Aşama 2 olarak isimlendirilen dikey ölçümler aşağıdaki
çizimde yapılmıştır. Bu ölçümlerde de iki elektrot arası mesafe 3 metre
olarak alınmıştır. İki test arası mesafe (kaydırma mesafesi) yatay
ölçümlerde olduğu gibi 2 metredir.
SONUCUN
YORUMLANMASI
Test 3‘ün yapıldığı ve 19,5 değerinin alındığı yerde yapılan
dikey ölçümlerde; Test 6, 7, 8 ve 10’da birbirine yakın değerler çıkmıştır.
Test 9’da ise sayısal değer 18,4 olarak ölçülmüştür. Yani diğer değerlerle
kıyaslandığında, 9 numaralı testin yapıldığı noktada ani bir artış olmuştur.
Yatay ve dikey ölçümlerdeki değerlerde, diğerlerinden farklı
olarak ani bir artış-düşüşün olduğu kesişim noktasında hedefin yeri
belirlenmiştir.
Yatay ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 3 ile, dikey
ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 9'un kesişim noktası hedefin yerini
göstermektedir.
DERİNLİK TESPİTİ
Yatayda ve dikeyde ölçümler yaparak ani değer düşüşü (ya da yükselişi) olan
yerlerin kesişim noktasında hedefin yerini tespit ettikten sonra, yatayda ya
da dikeyde kesişim noktasının tam üstünde elektrotları her seferinde
birbirine daha da yaklaştırarak ölçümler yapmaya devam edilir. Direnç
değerinin ani değiştiği noktada iki elektrot arası mesafe kontrol edilir.
İki elektrot arası mesafe ani direnç değişimine sebep olan hedefin yaklaşık
derinliğini tespit edebilmeyi sağlar.
Örneklerle ilgili açıklama
Çizimlerde yer alan sayısal değerler örnektir. Değişik toprak yapılarında
farklı sayısal değerlerle karşılaşılabilir. Direnç değerinin bir anda
düşmesi; elektrik iletkenliği yüksek, elektrik direnci düşük bir maddeyi
işaret eder. Örneğin; su, çok büyük metal.
Direnç değerinin bir anda yükselmesi; elektrik iletkenliği düşük olan (ya da
yalıtkan olan), elektrik direnci yüksek bir maddeyi/oluşumu (taş duvar,
mezar, tümülüs koridoru, tünel, boşluk, v.b) işaret eder. Çünkü bunlar akıma
karşı direnç gösterir, elektrik akımını ya çok az iletir, ya da hiç iletmez.

Wenner
Yöntemi'nde; normal toprak şartlarında, elektrik akımının C1'den C2'ye nasıl
iletildiğini yukarıdaki çizimde inceleyiniz.

Yeraltında bulunan duvar şeklindeki yapı
(boşluk, mezar, vb.), C1'den C2'ye elektrik akımının geçişini engelliyor.
Cihazın ekranındaki direnç değeri burada aniden yükselecektir.

Yeraltında bulunan iletkenliği yüksek yapı
(metal, su, dolgu toprak) C1'den C2'ye elektrik akımının geçişini
kolaylaştırıyor.
Cihazın ekranındaki direnç değeri burada
aniden düşecektir.
b) İKİZ ELEKTROT YÖNTEMİ
MONTAJ
Aşağıdaki çizimde ahşap iskeletin ve kısa metal elektrotların montaj şeklini
görebilirsiniz.

a)
Kısa metal elektrotlar üzerinde dört adet delik bulunan uzun ahşap bara
monte edilecektir. Ahşap plaka ve diğer tahtalar da yukarıdaki çizimde
görüldüğü gibi birbirine civatalar, pullar ve kelebek somunlar ile
bağlanacaktır.
b)
Cihazın üzerinde C1, P1, P2, C2 terminalleri vardır. Her bir kısa metal
elektrot, kablolar aracılığı ile bu terminallere sıralarına uygun şekilde
bağlanmalıdır. Cihazın C1, P1, P2, C2 terminallerine bağlanacak olan
elektrotlar, sırasıyla C1, P1, P2, C2 elektrodu adını alacaktır. Cihazın C1
ve P1 terminallerine bağlanacak olan elektrotlar, kullanıcının taramak
istediği derinliğe göre ahşap iskelet üzerindeki deliklere monte edilir.
c)
İkiz elektrot yönteminde derinlik, uygun toprak ve hava şartlarında, ahşap
iskelet üzerine monte edilen iki adet kısa metal elektrot arası mesafenin
bir ya da bir buçuk katına eşittir. Kullanıcı ne kadar derini taramak
isterse, elektrotları ahşap iskelet üzerine o mesafeye uygun şekilde monte
eder.
ç)
Cihazın P2 ve C2 terminallerine bağlanacak olan kısa metal elektrotlar ise,
ölçümlerin yapılacağı alandan 15-20 metre ileriye, aralarında 100 cm (1
metre) mesafe olacak şekilde yere saplanır. Saplanan elektrotlar kablolar
aracılığı ile cihazın P2 ve C2 terminallerine bağlanacaktır.
d) P2
ve C2 elektrotlarının, ahşap iskelet ile ölçümlerin yapılacağı yöne paralel
olacak şekilde yere saplanması faydalı olacaktır. P2 ve C2 elektrotlarının
8-10 cm kadar toprağa saplanması gerekir.
e)
Ahşap iskelete monte edilmiş olan C1, P1 elektrotlarının, ölçümler
sırasında, ekranda sağlıklı ölçüm değerlerinin görülebileceği derinliğe
kadar toprağa saplanması yeterli olacaktır. Bu da toprak şartlarına göre
değişken olmakla beraber genellikle 3-5 cm civarındadır.
f)
Terminallerin elektrotlara bağlanması sırasında kabloların sırasının
bozulmamasına dikkat edilmelidir.

TESTLERİN YAPILIŞI
a) Bu yöntemde cihaz ahşap iskelet ile
kullanılır.
b)
C1, P1, P2, C2 terminallerinin; ahşap iskelet üzerinde bulunan elektrotlar
(C1, P1) ve 15-20 metre ileride toprağa saplı olan elektrotlar (P2, C2) ile
bağlantısı dikkatle yapılır.
c)
Ahşap iskeletin ucunda bulunan iki kısa metal elektrot, ahşap iskelete
yukarıdan güç uygulandığında toprağa saplanacaktır. Akımın geçebilmesi ve
ölçümün alınabilmesi için tüm elektrotların toprağa saplanmış olmasına
dikkat edilmelidir.
ç)
Cihaz çalıştırılır. Düğmeye basılarak akım gönderilir.
d)
Ekranda bir sayısal değer belirecektir.
e)
Ekranda sabitlenen sayısal değer, o noktanın direnç değeridir. Bu sayı not
edilmelidir.
f)
Ahşap iskelete bağlı elektrotlar saplı oldukları yerden çıkarılır, birkaç
santimetre ileriye yeni ölçümün yapılabilmesi için saplanır.
g)
Cihaz, elektrotlar toprağa saplandığında, yeni ölçüm yaparak değeri ekranda
otomatik olarak gösterecektir.
ğ)
Tüm arazi bu şekilde süratle taranır.
İKİZ ELEKTROT YÖNTEMİNDE DERİNLİK
İkiz elektrot yönteminde maksimum tespit
derinliği (toprak şartlarına bağlı olarak), iki elektrot arası mesafenin bir
veya bir buçuk katına eşittir. Ahşap iskelet üzerindeki C1 ve P1
elektrotları arası mesafe 160 cm olabileceği düşünülürse, maksimum tespit
derinliği 2,5 metreye kadardır.

ÖRNEK
Yukarıdaki örnekte sırasıyla 3, 1, 18, 2
gibi ölçüm değerleri alınıyor. Test 3 ölçümündeki değer aniden 18'e
yükseliyor. Ani yükselişin olduğu yerde hedef belirleniyor
SONUCUN YORUMLANMASI
Teste
başlanıyor ve sırasıyla 3, 1, 18, 2 gibi ölçüm değerleri alınıyor. Toplam 4
adet ölçüm yapılıyor. Test 3 ölçümündeki değer aniden 18'e yükseliyor. Ani
yükselişin olduğu yerde hedef belirleniyor.
DİKKAT:
Bu örnekte kullanılan rezistivite cihazı
toprağın direncini ölçmektedir. Özdirenç ölçümü yapılmadan, sadece ekranda
beliren direnç değerleri birbirleriyle kıyaslanarak araştırma yapılmaktadır.
C1, P1 ve
P2, C2 elektrotları arası mesafe eğer çok fazla olduğundan cihaz ölçüm
yapamıyorsa, bu mesafe azaltılabilir.

İkiz Elektrot Yöntemi'nde; normal toprak
şartlarında, elektrik akımının C1'den C2'ye nasıl iletildiğini inceleyiniz.

Yeraltında bulunan duvar şeklindeki yapı
(boşluk, mezar, vb.), C1'den C2'ye elektrik akımının geçişini engelliyor.
Cihazın ekranındaki direnç değeri burada aniden yükselecektir.

Yeraltında bulunan iletkenliği yüksek yapı
(metal, su, dolgu toprak) C1'den C2'ye elektrik akımının geçişini
kolaylaştırıyor. Cihazın ekranındaki direnç değeri burada aniden düşecektir.
REZİSTİVİTE ÖLÇÜMÜNDE DİKKAT EDİLMESİ
GEREKEN KONULAR
Kitapta bulabilirsiniz.

BÖLÜM 3
MANYETİK YÖNTEM VE MANYETİK DEDEKTÖRLER (MANYETOMETRELER)
Manyetik alan, mıknatıssal alan anlamına
gelir. Mıknatıslanma elektrik yüklerinin hareketine bağlıdır. Atom
çekirdeğinin etrafındaki dönen negatif yüklü elektronlara bağlı olarak
mıknatıssal özellikler oluşur.
Yerin manyetik alanı, dünyanın sıvı, sıcak,
dış çekirdeğindeki moleküllerin hareketi ile oluşur. Bu hareketlerinin
dünyanın oluşumundan beri meydana geldiği düşünülmektedir.
Dünyayı, etrafı manyetik alanla çevrelenmiş
büyük küresel bir mıknatıs gibi düşünebiliriz.
Manyetik araştırmada, toprak içindeki demir
oksitlerin miktarı çok önemlidir. Maddeler içeriklerindeki demir oksit
miktarına göre güçlü ya da zayıf mıknatıssal özellik gösterir.
Arkeolojik alanlardaki yapılar, gömülü
mıknatıssal metaller, dünyanın doğal manyetik alanında bozulmaya sebep olur.

ARKEOLOJİK ALANLARIN TESPİTİ

Toprak içinde bulunan dağılmış ve
gelişigüzel yönlenmiş manyetik elementler, yüksek sıcaklık sonrası soğumayla
birlikte o anki manyetik alana göre yönlenir. Antikçağda, metal ve toprak
eşya üretim yerlerindeki yüksek sıcaklık veya yangınlar, üretilen eşyaların
manyetik yapısını o günkü doğal manyetik alana göre yönlendirmiştir.
Günümüzdeki doğal manyetik alan, o
tarihlerdekinden farklıdır. Bu farklılıktan yararlanılarak antik kentler,
antik maden ocakları, antik fırınlar, manyetik metaller tespit edilebilir.
Manyetik metallerden yapılmış eşyalar,
büyüklüklerine ve manyetik element içeriklerine göre, dünyanın doğal
manyetik alanının yönünü saptırabilirler. Bu sapmayı manyetik alan tespit
cihazları (manyetometreler) ile görebilmek mümkündür.
Jeofizik araştırmalarda fluxgate, caesium,
proton, hall effect, vb. manyetometreler kullanılır. Bu manyetometreler
manyetik alanın şiddetini ve/veya yönünü ölçer.
YERALTINDA GÖMÜLÜ OLAN MADDELERİN TESPİTİ
(a)
Yukarıdaki örnekte farklı mineral içeriğine ve manyetik özelliğine sahip
toprak katmanları var. Yerüstü 100 birim, yeraltı 50 birim manyetik özelliğe
sahip. Toprağın üzerinde bir cisim var.

(b)
Bir miktar toprak kazılarak kenara konuluyor.
Kenara konulan toprak, farklı manyetik
özelliğe sahip yerüstü ve yeraltı
toprağının bir karışımı.

(c)
Cisim açılan boşluğa yerleştiriliyor.

(d) Boşluk, kenara atılmış toprak ile
dolduruluyor. Cisim; karışmış, yer değiştirmiş ve bozulmuş toprağın altında
kalarak gömülmüş oluyor.

(e) ve (f)
Zaman geçtikçe; fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkiler sebebiyle, karışmış,
bozulmuş ve yer değiştirmiş toprağın çevresindeki toprağa göre manyetik
etkisi belirginleşiyor.
Toprağın mineral içeriğinin manyetik
şiddetine etkisi büyüktür. Bir maddeyi yeraltına gömmek için bir çukur
açılacak, madde çukura yerleştirilecek, çukurun üstü kapatılacaktır. Bu
işlem sırasında toprağın yeri ve yapısı değişecek, toprak karışacak,
manyetik mineraller yer değiştirecektir.
Kazma-gömme işlemi sebebiyle yer
değiştirmiş, bozulmuş ve karıştırılmış toprak ile bozulmamış toprak arasında
manyetik farklılık görülebilir. Fiziksel, kimyasal, biyolojik etkiler ile
zaman geçtikçe bu fark belirginleşebilir.
Bu fark sayesinde gömülü olan madde
(manyetik olsun-olmasın) manyetik alan tespit cihazları ile dolaylı olarak
bulunabilir.

Yapı malzemesi olan toprak taşınır, değişik
malzemelerle karıştırılır, depolanır ve kullanılır. Bu işlem toprağın temel
özelliklerini değiştirir.
Temel özellikler arasında gözeneklilik,
yapışkanlık, iletkenlik, geçirgenlik, duraylılık sayılabilir. Bu tür
özellikler kazılmamış yerlere göre farklı olacaktır.
Taşınan, karıştırılan ve dolgu malzemesi
olarak kullanılan toprak, daha gevşektir veya daha gözeneklidir. Bu toprak
çevresine göre daha az ya da daha çok iletkenlik ile farklı manyetik özellik
gösterebilir.
MANYETOMETRELER
Arkeolojik araştırmalarda manyetik yöntem
yaygın olarak kullanılır. Araştırma yapılan alandaki manyetik alanın yönü ve
şiddeti ölçülerek farklılıkların yeri tespit edilebilir.
Manyetometreler kullanılarak maden
yataklarının tespit edilmesi de mümkündür. Maden aramak için kullanılan üç
eksenli (x, y, z) manyetometreler manyetik alanın hem şiddetini, hem de
yönünü ölçer.

Arkeolojik araştırmalarda, pratik olan ve
daha ekonomik olan dijital, iki eksenli (y, x) manyetometrelerin
kullanılması mümkündür. Bu tür dijital manyetik alan ölçüm cihazları
manyetik alanın x ve y koordinatlarını ölçer.
Ölçtüğü değerleri arc tan y/x formülüne
uygulayarak açısal değer ile yön tayini yapar. Bu sayede, her zaman manyetik
kuzeyi göstermesi gereken doğal manyetik alanın yönü tespit edilir.
Ölçümlerde ekrandaki açı değerinde ani değişim ve yön göstergesinde sapma
olursa, cihaz uyarı verir.
Bu tür cihazlar önce doğal manyetik alanın
yönünü hafızaya alır. Her yeni ölçümde hafızadaki veri ile yeni veriyi
kıyaslar. Sapma olduğunda uyarı verir.

Daha pratik olan bu tür dijital
manyetometreler kullanılarak yapılan ölçümlerde, kuzey-güney hattı
belirlenmeli, bu hattan sapma olmamasına dikkat edilmelidir.

Yukarıdaki çizimde; kullanıcı, cihaz ile
arazide araştırma yapıyor.
Yeraltında gömülü olan manyetik madde; kendi
çevresinde, dünyanın doğal manyetik alanından farklı bir manyetik alan
yaratıyor.
Cihaz ile sahada dolaşan kullanıcı manyetik
maddenin üzerine geldiğinde, cihaz manyetik değişimi tespit edecek, cihazın
ekranındaki yön göstergesi sapacak ve cihaz ekranından uyarı verecektir.
Bu sayede gömülü maddenin yeri tespit
edilecektir.
TESTLER İÇİN GEREKLİ ALETLER VE HAZIRLIK
Kitapta
bulabilirsiniz.
TESTLERİN YAPILMASI
Kitapta bulabilirsiniz.
SONUCUN YORUMLANMASI
Kitapta bulabilirsiniz.
ÖRNEKLERİN AÇIKLAMASI
Kitapta bulabilirsiniz.
MANYETİK YÖNTEMDE DERİNLİK
Manyetik ölçüm cihazları yeraltına sinyal
göndermek yerine, yeraltından gelen manyetik sinyali test eder.
Yapısı değişmiş toprağın (kazma, gömme, yer
değiştirme sebebiyle) bulunması yöntemiyle yapılan araştırmalarda, herhangi
bir derinlik sınırı yoktur. Madde ne kadar derine gömüldü ise, o kadar rahat
tespit edilebilecektir.
Çünkü bir maddeyi yeraltına derin olarak
gömebilmek için önce çok geniş ve derin bir çukur açıp, sonra büyük miktarda
toprağın yerini değiştirmek gerekir. Bu durumda topraktaki yapı değişecek,
katmanlar karışacak, manyetik mineraller yer değiştirecek, manyetik etki
farklılaşacaktır. Yer değiştiren katmanlar arası manyetik yapı farkı ne
kadar fazla ise, hedefin tespit edilebilme ihtimali o kadar yüksektir.
Gömülü madde manyetik metal olabileceği
gibi; tahta, cam, kağıt, mermer gibi manyetik olmayan madde dahi olabilir.
Gömülü madde ne kadar derinde olursa olsun dolaylı yoldan bulunabilir.
MANYETOMETRE İLE ARAŞTIRMANIN YAPILIŞI
1) Cihazın manyetik alan ayarı tek tuşa
basılarak yapılır. Cihaz dünyanın doğal manyetik alanını hafızaya kaydeder.
2) Kullanıcı cihazı eline alır ve
kuzey-güney (doğal manyetik alan) doğrultusunda hareket eder.
3) Normal şartlarda cihazın göstergesinde
sapma olmaz.
4) Gömülmüş bir maddenin olduğu, kazılmış,
bozulmuş, dolgu toprak ile karşılaşılınca cihazın yön göstergesi sapar.
Ekrandaki sayısal değer aniden değişir.
Gömülmüş olan maddenin yeri tespit edilir.
5) Eğer uzun yıllar önce gömülmüş olan madde
manyetik bir metal ise; cihazın yön göstergesindeki sapmaya ek olarak,
ekranında uyarı yazısı belirir. Ekrandaki sayısal değer aniden belirgin
şekilde değişir.
Gömülmüş olan metalin yeri tespit edilir.

YUKARIDAKİ ÖRNEK
1) Kazılmamış, bozulmamış, gömülü maddenin
olmadığı toprakta cihazın manyetik alan yön göstergesinde sapma olmuyor.
Ekrandaki sayısal değer "0" (sıfır).
2) Gömülü maddenin olduğu, kazılmış,
bozulmuş, dolgu toprakta ise manyetik alan yön göstergesinde sapma oluyor.
Doğal manyetik alanın yönünü gösteren ok sapıyor ve farklı bir yönü
göstermeye başlıyor. Ekrandaki sayısal değer "50".
3) Sapmanın olduğu noktada gömülü madde
bulunuyor.
BÖLÜM 4
ELEKTROMANYETİK YÖNTEM VE
ELEKTROMANYETİK DEDEKTÖR
(GPR, elektromanyetik
iletkenlik dedektörü)
Elektromanyetik alan; bir
iletkenden elektrik akımı geçirildiğinde, bu iletkenin çevresinde ortaya
çıkan ve mıknatıslılık özelliği taşıyan alandır.
Elektrik kuvveti, yüklü iki parçacığın
birbirini ittiği (yükleri aynı işaretli ise) ya da birbirlerini çektiği
(yükleri zıt işaretli ise) kuvvettir.
Elektromanyetik alan prensibiyle çalışan
cihazların aralarındaki farklar, frekanslarından kaynaklanmaktadır. Bu
cihazlar birkaç kHz’den başlayıp, GHz seviyelerine kadar çıkan farklı
frekanslarla çalışır. Bu tür cihazlar toprağın elektromanyetik iletkenliğini
ölçer.
Bu cihazlarda alıcı ve verici vardır. Alıcı
ve verici birbirlerinden uzakta olabileceği gibi, aynı kapalı kutu içinde de
olabilir.
Vericinin yarattığı manyetik alan, toprakta
bir elektrik akımı yaratır ve bu sayede özellikle iletken maddelerin
çevresinde ikincil bir manyetik alan oluşur. İkincil manyetik alan, birinci
manyetik alanı etkiler ve alıcı, bu bozulmayı tespit ederek sinyal verir.
a) GPR (ground penetrating radar)(yer
altı radarı)
Bu cihazlar yüksek frekanslı (kısa
dalgaboylu) radyo sinyallerini verici ile yeraltına gönderir. Sinyaller
yeraltında iletkenliği yüksek olan maddelere veya oluşumlara rastlayınca
geri yansır.
Alıcı bu sinyalin geri yansıma süresini
ölçer. Bu sayede belli bir derinliğe kadar anomalinin yeri ve derinliği
tespit edilebilir. GPR elektrik iletkenlik farklarının fazla olduğu yerlerde
daha hassas ölçümler yapabilir.
GPRlerin düz arazilerde kullanılması ve
sonuçların uzmanlar tarafından yorumlanması gereklidir. Derinlikler tespit
edilmesi hedeflenen maddelerin manyetik ve elektrik özelliklerine bağlıdır.
Toprağın elektromanyetik geçirgenliği de derinliği etkiler.

GPRlerde yüksek frekans, daha küçük
maddelerin tespiti için uygundur. Düşük frekans ise daha derin taramalar
için uygundur.
Arkeolojik araştırmalarda GPRler
kullanılabilir. Ancak ürün maliyeti ve kullanım kolaylığı düşünüldüğünde;
diğer iki elektromanyetik alan cihazı, amatörler ve yarı profesyoneller
tarafından daha çok ilgi görmektedir.
Bu iki cihaz elektromanyetik iletkenlik
dedektörü ve metal dedektördür.
b) ELEKTROMANYETİK İLETKENLİK DEDEKTÖRÜ

Biri alıcı, diğeri verici olan iki adet
devre bulunmaktadır. Bu iki devre arasında çok yüksek frekanslı bir sinyal
alış verişi vardır.
Yeraltında bulunan iletken maddeler
(özellikle metaller) tıpkı bir anten gibi davranarak; verici devrenin, alıcı
devreye gönderdiği sinyalin bozulmasına (zayıflamasına) sebep olmaktadır.
Yeraltındaki metaller, vericinin gönderdiği
radyo sinyallerini tıpkı bir anten gibi toplamaktadır. Birincil dalgalar,
iletken maddelerin çevresinde ikincil elektromanyetik alan oluşturur.
İkincil elektromanyetik alan, birincil alanı
etkiler. Alıcıya bozularak (zayıflayarak) ulaşan veya hiç ulaşamayan
sinyaller tespit edilir ve alıcı devre bu bozulmaya karşı uyarı verir.
TESPİT
Alıcı devre, vericiden gelen sinyalin
zayıflaması (bozulması) üzerine sinyal vererek kullanıcıyı uyarır. Cihaz tam
bu noktada yeraltında bir maddenin (özellikle metal, duvar) olduğunu işaret
eder.
UYARI
Vericiden gelen sinyalde bozulma olduğunda,
cihaz hem sesle, hem ışıkla, hem de titreşimle kullanıcıyı uyararak hedefin
yerini noktasal olarak belli eder.
DERİNLİK
Gömülen vericinin gönderdiği sinyaller
normal şartlarda 10 metre mesafeye kadar ulaşmaktadır.
Kullanıcı cihazın tarama derinliğini
istediği gibi ayarlayarak arama yapabilir.
Tarama derinliği; yerde gömülü olan verici
ile, alıcı arasındaki sınır sinyal mesafesine eşittir.
Araştırmacı bu sayede kaç metre derini
taradığını bilir. Mesafe farklı toprak yapılarına göre değişecektir.
ELEKTROMANYETİK İLETKENLİK DEDEKTÖRÜ'NÜN
ÇALIŞMA SİSTEMİ

Çizim 1'de yer alan verici, çevresine ve
toprak altına yüksek frekanslı sinyaller göndermektedir.

Çizim 2'de alıcı, vericiden gelen sinyalleri
kesintisiz olarak almaktadır.

Çizim 3'de verici ve alıcı arasındaki sinyal
alış-verişi bozulmaktadır çünkü yeraltında gömülü olan metal tıpkı bir anten
gibi davranarak vericinin sinyalini çekmektedir.
Vericinin gönderdiği birincil radyo
dalgalarına karşılık, yeraltında bulunan iletken maddelerin çevresinde
ikincil bir elektromanyetik alan oluşmaktadır.
Alıcı, zayıflamış veya bozulmuş olan sinyali
tespit ettiğinde, sinyal vermeğe başlar. Alıcının sesle, ışıkla ve
titreşimle uyarı verdiği nokta, sinyalin bozulmasına sebep olan gömülü
iletken maddenin bulunduğu yerdir.
ELEKTROMANYETİK İLETKENLİK DEDEKTÖRÜ İLE
ARAŞTIRMALARIN YAPILMASI


a) Verici devre yerin birkaç cm derinine
gömülür (5-8 cm).
b) Alıcı devre, verici devrenin (örneğin 10
metre) sağına, soluna, ilerisine, gerisine götürülerek cihazın sinyal
verdiği alanın sınırları belirlenir.
c) Bu sayede verici devrenin etki alanı
bulunur.
ç) Alıcı devre, sınırları belirlenen alan
içinde hareket ettirilerek dolaştırılır. Alıcı devrenin sinyal verip
vermediği test edilir. Eğer yeraltında verici sinyallerinin bozulmasına
sebep olacak bir madde (metal) yoksa, alıcı devre bu alan içinde hiç sinyal
vermez.
d) Alıcı devre, sınırları belirlenmiş alan
içinde sesli, titreşimli, ışıklı sinyal verirse, o noktada yeraltındaki
maddenin tespiti yapılmış olunur.
e) Bu örnekte birkaç dakika içinde yaklaşık
314 m2 (3,14x10x10) alan taranmış olunur.
f) Tarama derinliği; yerde gömülü olan
verici ile, alıcı arasındaki sınır sinyal mesafesine eşittir. Araştırmacı bu
sayede kaç metre derini taradığını bilir. Tarama derinliği, bu örnekte 10
metredir.
ELEKTROMANYETİK CİHAZLARIN ÇALIŞMA
PRENSİBİ
Radyo dalgaların yayılımı, tıpkı suya atılan
bir taşın yarattığı dalgalanma gibidir. Verici ve alıcı arasında sürekli bir
iletişim vardır.
Yeraltında iletken bir madde veya radyo
dalgalarının geçişini engelleyen bir yapı varsa, alıcı ve verici arasında
iletişim zayıflayabilir, bozulabilir veya kopabilir.
Alıcı devre, vericiden sinyal gelmeyince,
zayıflayınca, bozulunca kullanıcıyı uyarmaktadır.
Yeraltındaki iletken maddelerin tespitinde,
düşük frekanslı vericilerin kilometrelerce öteye yayılan sinyallerine
karşılık, iletken maddelerin çevresinde ikincil bir alan oluşur. İkincil
alan, birincil alanın yönünde ve şiddetinde bozulmaya sebep olur.
Bozulan elektromanyetik alan alıcı
tarafından tespit edilir. Buna pasif elektromanyetik algılama sistemi denir.
Aşağıda bu sistemin çizimini görebilirsiniz.

Radyo dalgaları, tıpkı suya atılan bir taşın
yarattığı mini dalgalar gibi yayılır. Bir dalga, diğer dalganın bozulmasına
sebep olur.

Elektromanyetik iletkenlik dedektörü'nün
yarattığı radyo dalgaları, yeraltında bulunan iletken maddenin çevresinde
oluşan ikincil alan ile bozulur.
Bu bozulma nedeniyle alıcı ve verici
arasında iletişim engellenince, alıcı devre sinyal vermeğe başlar.

BÖLÜM 5
ELEKTROMANYETİK YÖNTEM
METAL DEDEKTÖR

Metal dedektör, metal tespit cihazı anlamına
gelir. Metal dedektörler, ana kontrol ünitesi ve yuvarlak arama başlığı
olarak iki kısımdan oluşur.
Arama başlığının içinde bakır telden
yapılmış iki tane sarım bulunur. Bu sarımlardan biri alıcı, diğeri
vericidir.
Vericiye; dedektörün frekansına bağlı
olarak, elektrik verilir. Bu akım önce bir yöne, sonra ters yöne doğrudur.
Saniyede bu yön kaç kez değişiyorsa, metal dedektörün frekansı o kadardır.
Verici sarımdan elektrik akımı geçtiğinde,
çevresinde bir elektromanyetik alan oluşur. Bu alan başlığın sarımına
diktir.
Başlık yere paralel tutulursa, alan
yeraltına doğru olur. Bu elektromanyetik alan içinde iletken bir madde/metal
varsa, bu maddenin çevresinde ikincil bir elektromanyetik alan oluşur. Yani
madde/metal, çevresinde kendi manyetik alanını oluşturur. Bu ikincil alan,
alıcı sarım tarafından algılanır ve cihaz sinyal verir.
Profesyonel metal dedektörlerde metal ayırım
özelliği vardır.
Birçok dedektör değerli (altın, gümüş,
bakır, alüminyum, vb.) metalleri, değersiz (demir, nikel, kobalt, vb.)
metallerden ayırır.
Özellikle 30 kHz’den daha düşük frekansa
sahip dedektörler VLF (very low frequency, çok düşük frekans) olarak
adlandırılır ve arkeolojik araştırmalar için uygundur.
DERİNLİK TESTİ
Profesyonel metal dedektörlerin tespit
derinliği fazladır ve kullanımı kolaydır.
Herhangi bir metal dedektörün maksimum
tespit derinliği havada yapılacak birkaç basit test ile ölçülebilir.
a) Testi yapılacak metal dedektör, metalsiz
bir ortamda, ahşap masaya yatırılır.
b) Sıfırlaması yapılır.
c) Yeraltında tespit edilmesi hedeflenen
büyüklükteki metal, test edilen metal dedektörün önüne getirilir.
ç) Genellikle testlerde yuvarlak tepsi
(halka) şeklindeki büyük bir metal kullanılır.
d) Metal, dedektörün arama başlığının
karşısında hareket ettirilir.
e) Cihazın havada bu metale sinyal verdiği
mesafe ölçülür.
f) Ölçülen bu mesafe; çok uzun yıllar
yeraltında kalarak sıcaklığın, basıncın, nemin etkisiyle fiziksel, kimyasal,
biyolojik değişime uğramış gömülü metalin toprak altında tespit
edilebileceği maksimum derinliğe yakındır.
Metal dedektörün çok uzun yıllar yeraltında
kalmış büyük bir metali tespit edebileceği maksimum derinlik bu test ile
görülür.
YENİ GÖMÜLMÜŞ METALİN TESPİT EDİLEBİLME
DERİNLİĞİ
Test amacıyla yeni gömülmüş 60 cm x
60 cm x 1 cm boyutlarında bir metal plakanın, profesyonel bir metal
dedektör ile, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum
derinlik 1-1,5 metre civarındadır.
METAL DEDEKTÖRLERİN ULAŞABİLECEKLERİ
DERİNLİĞİN SINIRI
Günümüz metal dedektör teknolojisi
dahilinde, hiçbir metal dedektör (profesyonel dahi olsa) 3 metreden
daha derine gömülmüş metalleri tespit edememektedir. 3 metreden daha derinde
olan metaller, profesyonel metal dedektörlerin tespit kapasitesi dışındadır.
Yani metal dedektörler, en uygun şartlarda, 3 metre derinliğe kadar tespit
yapabilir.
METAL DEDEKTÖRLERİN TESPİT DERİNLİĞİNE ETKİ
EDEN FAKTÖRLER
Metal dedektörlerin tespit derinlikleri;
metalin yeraltında bulunma süresi, toprağın mineral yapısı, metalin yüzey
alan genişliği, metalin cinsi, metalin yeraltında duruş şekli, kullanıcı
tecrübesi gibi değişken faktörlere bağlıdır.
1) Toprağın Yapısı
Toprakta bulunan minerallerin oranı dedekte etme derinliğini etkiler.
Metalik mineral oranı yüksekse, derinlik düşer. Bu mineraller gözle tespit
edilemeyecek kadar küçüktür. Bu mineraller, cihaz tarafından yaratılan
elektromanyetik alanın yeraltına tam manasıyla inmesini engeller. Toprak
içindeki mineral tuzlar da derinliği etkiler. Bunlar dedektörlerde yanlış
sinyallere sebep olabilir. Bazen dedektörden sinyal gelmesine rağmen, kazı
yapıldığında hiçbir metale rastlanmayabilir.
2) Metalin Büyüklüğü
Yeraltında bulunan metal ne kadar büyük ise, dedekte edilme derinliği de o
kadar fazladır. Örnegin tek bir metal para ile yüz adet metal paranın
dedekte edilme derinlikleri farklıdır. Metalin hacmi ve yüzey alanı
büyüdükçe derinlik artar.
3) Metalin Yeraltında Bulunma Süresi
Bir metal yeraltında ne kadar uzun süre kaldıysa, o kadar derinde dedekte
edilir. Çünkü metal yeraltında bulunduğu süre içinde nem, basınç ve
sıcaklığa maruz kalır. Bu sayede yaratılan elektromanyetik alanı çok daha
güçlü şekilde bozar ve rahat tespit edilir.
4) Metalin Yeraltında Duruş Şekli
Metalin yeraltında duruşu dedekte edilme derinliğini etkiler. Örneğin; yatay
duran bir levha ile dikey duran levha arasında dedekte edilme derinlik farkı
vardır. Yatay duran bir tel ile, uçları birleştirilmiş olarak duran tel
arasında dahi dedekte edilme derinlik farkı olur.
5) Kullanıcı Becerisi
Dedektörlerde derinliği etkileyen en önemli faktörlerden birisi de
kullanıcının tecrübesidir. Kullanıcı, dedektörlerin çeşitli metallere ve
toprağa karşı tepkilerine alıştıkça, daha iyi sonuçlar alır.
Dedektörle sahada tecrübeler arttıkça, sonuçlar daha verimli olur.
BÖLÜM 6
CİHAZ ÜRETİCİLERİ
Aşağıda çeşitli jeofizik yöntemlerine göre
çalışan cihazların, bazı üreticilerini bulabilirsiniz. Listede yer alan
firmalar, en az 10 yıllık sektör tecrübesine sahiptir.
Buradaki cihazların bir kısmı sadece
arkeolojik araştırmalar için uygun iken, bir kısmı maden arama, yer altı
suyu arama gibi daha derin araştırmalar için de kullanılabilir.
Aşağıdaki listeden faydalanarak amatör, yarı
profesyonel, profesyonel cihazlara ulaşabilirsiniz.
REZİSTİVİTE (direnç-iletkenlik cihazı)
-
ABEM SE (İSVEÇ)
www.abem.se
-
AGI (ABD)
www.agiusa.com
-
GEOSCAN RESEARCH (İNGİLTERE)
www.geoscan-research.co.uk
-
MINER (TÜRKİYE)
www.metaldedektor.net
-
OYO (JAPONYA)
www.oyo.co.jp
MANYETOMETRE
-
BARTINGTON INSTRUMENTS
(İNGİLTERE)
www.bartington.com
-
GEM (KANADA)
www.gemsys.ca
-
GEOSCAN RESEARCH (İNGİLTERE)
www.geoscan-research.co.uk
-
MINER (TÜRKİYE)
www.metaldedektor.net (manyetik dedektör)
GPR (Yer altı Radarı)
-
MALA GEOSCIENCE (İSVEÇ)
www.malags.com
-
OYO (JAPONYA)
www.oyo.co.jp
ELEKTROMANYETİK İLETKENLİK CİHAZI
-
ABEM (İSVEÇ)
www.abem.se
-
GEONICS (KANADA)
www.geonics.com
-
MINER (TÜRKİYE)
www.metaldedektor.net (elektromanyetik dedektör)
METAL DEDEKTÖR
Kitapta bulabilirsiniz.
ABEM SE
İsveç firması olan ABEM 1923 yılından bu yana rezistivite ve elektromanyetik
iletkenlik cihazları üretmektedir.
ABEM Instrument AB
Löfströms allé 1, S-172 66 Sundbyberg
SWEDEN
Tel: + 46 8 564 88 300
Faks: + 46 8 28 11 09
AGI (ADVANCED GEOSCIENCES INC)
ABD firması olan AGI 1989 yılından bu yana rezistivite cihazları
üretmektedir.
2121 Geoscience Dr., Austin,
TX 78726,
USA
Tel: +1 512 335 3338
Faks: +1 512 258 9958
GEOSCAN RESEARCH
İngiltere firması olan Geoscan Research, 1984 yılında Dr. Roger Walker
tarafından kurulmuştur. Rezistivite cihazları ve manyetometreler
üretmektedir.
Geoscan Research
Heather Brae, Chrisharben Park
Clayton, Bradford, West Yorkshire
BD14 6AE, UNITED KINGDOM
Tel: +44 (0) 1274 880568
Faks: +44 (0) 1274 818253
MINER GEOPHYSICAL INSTRUMENTS
Türkiye markası olan MINER; arkeoloji için uygun olan rezistivite,
elektromanyetik, manyetik cihazların üretimini yapmaktadır. MINER marka
metal dedektörü de vardır. Şirket 1996 yılında kurulmuştur.
MINER, ÖZDEMİRLİ MADENCİLİK TİC. LTD. ŞTİ
Uzgörenler Sok. No.14 Pasaj-7 Demirlibahçe Ankara TÜRKİYE
Tel: 0312.3625564 Faks: 0312.3628894
OYO CORPORATION
Japonya firması olan OYO, bünyesindeki Geometrics, GSSI, IRIS şirketleri ile
rezistivite, manyetometre, GPR cihazları üretmektedir.
43 Miyukigaoka, Tsukuba Ibaraki 305-0841,
JAPAN
Tel: +81 298515078
Fax:
+81 298517290
GEOMETRICS
2190 Fortune Drive, San Jose, CA 195131, USA
Tel: (408) 954-0522 Faks:
(408) 954-0902
GSSI,
Geophysical Survey Systems, Inc.
12 Industrial Way, Salem, NH 03079, USA
Tel: 603-893-1109 Faks: 603-889-3984
IRIS Instruments
1 avenue buffon
BP 16007 - 45060 Orleans Cedex 2 FRANCE
Tel:
+33
238638100 Faks: +33 238638182
BARTINGTON INSTRUMENTS
İngiltere firması olan Bartington Instruments manyetometre üretmektedir.
5 & 10 Thorney Leys Business Park
Witney, OXON, OX28 4GE
UNITED KINGDOM
GEM SYSTEMS
Kanada firması olan Gem Systems manyetometre ve elektromanyetik iletkenlik
cihazları üretmektedir.
135 Spy Court, Markham, Ontario
CANADA, L3R 5H6
Tel: +1 905 752 2202
Faks: +1 905 752 2205
MALA GEOSCIENCE
İsveç firması olan Mala, GPR
cihazları üretmektedir. 1937 yılında maden aramak için araştırma geliştirme
ofisini açarak çalışmalara başlamıştır.
Skolgatan
11
SE-930 70
Malå
SWEDEN
Tel: +46
953 345 50
Faks: +46
953 345 67
GEONICS LIMITED
Kanada
firması olan Geonics Limited, 1962 yılında kurulmuştur. Elektromanyetik
iletkenlik cihazları üretmektedir.
1745
Meyerside Dr., Unit 8
Mississauga, Ontario
CANADA, L5T 1C6
Tel: +1 (905) 670 9580
Faks: +1 (905) 670 9204